Yıllar boyunca içerik ekiplerine verdiğimiz “SEO uyumlu makale” brief’leri hep aynı cümleyle başlardı: Anahtar kelimeyi ilk paragrafta kullan, H2’lerde geçir, yoğunluğu %1 olsun. Üretken Yapay Zeka çağında ise bu eski yöntemler sadece eskimiş değil, aynı zamanda riskli. Bu yazımızda, herkesin sıkça kullandığı ama pek az kişinin gerçekten neyi kastettiğini bildiği kaliteli içerik kavramını teknik olarak açıyoruz.

Daha net söylemek gerekirse, editörünüz o Word dosyasını açtığında, metni yapay zekanın sevmesi için nasıl kurgulamalı bundan bahsedeceğiz. Kelimelerden veriye geçiş pratiğine yakından bakarak başlayabiliriz.

Dijital dünyada oyunun kuralları değişti. Bir zamanlar Google’a “en iyi koşu ayakkabıları” yazar, çıkan 10 mavi linke tıklar ve bilgiyi kendimiz toparlardık. Bugün ise ChatGPT’ye ya da Perplexity’ye soruyoruz, karşımıza tek bir derlenmiş yanıt geliyor.

Bu yeni dünyada (GEO), içeriğin amacı sayfada yer kaplamak değil. Asıl hedef, o sentezlenmiş yanıtın içinde -gerekirse tek bir cümleyle bile olsa- kaynak olarak yer almak.

Peki bir yazar bunu nasıl başarır? GEO odaklı yazımızın temelini oluşturan 4 kural tam olarak burada devreye giriyor.

1. “Tersine Sentez Piramidi”ni Uygulayın (Cevap Beklemez)

Gazetecilikteki “Tersine Piramit” tekniğini duymuş olabilirsiniz, anlamı en önemli bilgi en başta verilir demektir. GEO’da bu teknik, makine tarafından okunabilirlik açısından kritik öneme sahiptir. Yapay zeka modelleri (LLM’ler) RAG (Retrieval-Augmented Generation) dediğimiz bir sistemle çalışır. Bir soru sorulduğunda model içeriğinizi tarar ve sorguyla en yüksek anlamsal benzerliğe sahip cümleyi arar.

  • Eski SEO Yazımı: “Günümüz e-ticaret dünyasında hız çok önemlidir. Birçok kullanıcı yavaş siteleri terk eder. Peki CLS nedir? CLS, Cumulative Layout Shift’in kısaltmasıdır...” (Giriş çok uzun, cevap en sonda.)
  • GEO Odaklı Yazım: “CLS (Cumulative Layout Shift), bir web sayfasının yüklenme sırasında görsel stabilitesini ölçen ve 0 ile 1 arasında puanlanan bir Core Web Vitals metriğidir.”

Uygulayıcı Tavsiyesi: Editörlerinize şunu söyleyin: Kullanıcının sorusunun cevabı, hiçbir dolgu kelime olmadan paragrafın ilk cümlesinde verilmelidir. Yapay zeka cevabı anında bulamazsa, o içeriğin senteze dahil edilme ihtimali ciddi biçimde düşer.

2. Sıfatları Bırakın, Veriyi Getirin: “Fact-Maxing” Sanatı

GEO araştırmalarında (özellikle GEO-Bench çalışmasında) gördüğümüz en net bulgu şu: Yapay zeka modelleri sıfatlardan (güzel, hızlı, verimli) hoşlanmaz, sayıları ve verileri sever. Neden? Çünkü LLM’ler sayıları, halüsinasyondan (uydurma bilgi üretmekten) kaçınmak için çapa olarak kullanır. Metniniz ne kadar fazla istatistiksel veri içerirse, yapay zeka için o kadar güvenilir hale gelir. Buna “Fact-Maxing” diyoruz.

İçeriğinizi revize ederken şu dönüşümü yapın:

  • Zayıf Yazım: “Yazılımımız sayesinde müşteri hizmetleri süreçleriniz oldukça hızlanır.”
    (Yapay zeka bunu “dolgu” olarak algılar ve eleyebilir.)
  • GEO Yazımı: “Yazılımımız, müşteri yanıt süresini ortalama 4 dakikadan 45 saniyeye düşürerek verimliliği %82 artırır.

Yazarlarınızın “çok”, “oldukça” ya da “önemli ölçüde” gibi kelimeleri kullanmasını yasaklayın. Onlara şunu sorun: “Ne kadar?”

3. Anahtar Kelime Değil, “Context Window” Tasarımı

Geçmişte “keyword stuffing” yapıyorduk. Araştırmalar, yapay zeka modellerinin tekrarlayan metni cezalandırdığını ve görünürlüğü %10’a varan oranlarda düşürdüğünü gösteriyor. Bunun yerine içeriğinizi modüler şekilde tasarlamanız gerekir.  Yapay zeka, 2000 kelimelik bir makalenin tamamını okumak zorunda değil, yalnızca işine yarayan bir bölümü alıp kullanabilir. Bu nedenle her alt başlık (H2, H3) kendi başına anlamlı olmalı.

  • Nasıl? Bir H2 başlığının altındaki metin, makalenin geri kalanı yokmuş gibi konuyu açıklamalıdır.
  • Örnek: “Fiyatlandırma” başlığı altında “Bu ürünün fiyatı...” demek yerine, “iPhone 15 Pro’nun 2024 çıkış fiyatı...” deyin. Özneyi açıkça tekrar edin. Çünkü yapay zeka yalnızca o paragrafı kopyaladığında, “bu ürün” ifadesinin neye referans verdiğini kaybedebilir.

Okumaktan yoruldunuz mu?

Bu blog yazısının, Google NotebookLM ile oluşturulmuş sesli özetini Spotify'dan da dinleyebilirsiniz.

4. Otorite Transferi: Alıntı Yapmaktan Korkmayın

Geleneksel SEO’da şöyle bir korku vardı: “Dış link verirsem kullanıcı siteden çıkar.” GEO’da durum tam tersidir. Buna Atıf Ekonomisi (Citation Economy) diyoruz. Yapay zeka, yazdığınız bilginin doğruluğunu teyit etmek ister. İçeriğinizde sektör otoritelerine, akademik araştırmalara ya da raporlara atıf yaparsanız (kaynak gösterirseniz), yapay zeka içeriğinizi doğrulanmış bilgi kümesi olarak etiketler.

  • Taktik: Bir iddia ortaya koyarken cümleye “Uzmanlara göre...” diye başlamayın; “Gartner’ın 2025 raporuna göre...” diye başlayın.
  • Etkisi: Araştırmalar, güvenilir kaynaklara atıf yapmanın yapay zeka yanıtlarında yer alma ihtimalini %30–40 artırdığını gösteriyor.

Yazar Değil, “Veri Sağlayıcı” Olun

Özetleyecek olursak dostlar, romantize edilmiş yazımın yerini “teknik yazım” alıyor. Yapay zeka çağında içerik üretimi, süslü cümleler kurmakla ilgili değil; yüksek yoğunluklu bilgiyi (yüksek entropi) makinenin anlayabileceği bir formatta sunmakla ilgilidir.

Yazarlarınızın masasındaki “SEO Checklist”i değiştirin. Artık şu sorulara bakmalısınız:

  1. Tanım ilk cümlede mi? (Tersine Piramit)
  2. Yeterince sayı ve veri var mı? (Fact-Maxing)
  3. Güvenilir kaynaklara atıf yapılmış mı? (Citation)
  4. Cümleler kısa, net ve bildirici mi?

Unutmayın, yapay zeka bir papağan gibidir; en net, en açık ve en dolu konuşanı tekrar eder. İçeriğinizi o “yüksek ses” olacak şekilde tasarlayın.

Size bol “atıflı” bir gün dilerim!